herkes gibisin

belkibirgunbiryerde
nazim hikmet’in siiri..daha sonra bestelenmis ve cem karaca tarafindan yorumlanmistir..

"gonlumle bas basa dusundum demin;
artik bir sihirsiz nefes gibisin.
simdi tâ icinde bombos kalbimin
akisleri sonen bir ses gibisin.



mâziye karisip sevda yeminim,
bir anda unuttum seni, eminim
kalbimde kalbine yok bile kinim
bence artik sen de herkes gibisin."

firambogaz
bir ilhan irem şarkisi.

gittiğin gün, hayat bitti sanmıştım
gittiğin gün, ölümü yaşamıştım
gittiğin gün, zaman durdu sanmıştım
meğerse ben yanılmışım

işte hayat, yine akıp gidiyor
işte hayat, sensizde yaşanıyor
işte hayat, böyledir deniyor
zaman her şeyi siliyor

öyle uzak, şimdi bana, yaşadığım hatıralar
bir bulanık fresim sanki, senle dolu dakikalar
bak yinede zaman zaman, düşünürsem gözlerini
her yanımı anlatılmaz yemyeşil bir sızı kaplar

bence artık, sen sönmüş bir güneşsin
bence artık, sen yankısız bir sessin
bence artık, soluksuz bir nefessin
bence artık, herkes gibisin
goetica
$iir 2 bölümden olu$ur..

i.
herkes gibisin

gönlümle ba$ ba$a düşündüm demin
artık bir sihirsiz nefes gibisin..
$imdi tâ içinde bombo$ kalbimin
akisleri sönen bir ses gibisin..

mâziye karı$ıp sevda yeminim
bir anda unuttum seni,eminim..
kalbimde kalbine yok bile kinim
bence artık sen de herkes gibisin..

ii.
bence artık sen de herkes gibisin

gözlerim gözünde a$kı seçmiyor
onlardan kalbime sevda geçmiyor
ben yordum ruhumu biraz da sen yor
çünkü bence $imdi herkes gibisin..

yolunu beklerken daha dün gece
kaçıyorum bugün senden gizlice
kalbime baktım da i$te iyice
anladım ki sen de herkes gibisin..

büsbütün unuttum seni,eminim..
maziye karı$tı $imdi yeminim
kalbimde senin için yok bile kinim..
bence sen de $imdi herkes gibisin..
hepimizhiciz
evet herkes gibisin.

sonsuza kanatlanıp yelken açacak kadar....
acıyı mutluluğa,
gözyaşını tebessüme çevirecek kadar....
gökyüzünü yeryüzüne indirecek kadar....
sessiz çığlıklarımı duyacak kadar....
uğrunda ölünecek kadar....
herkessin....
mad
cem karaca’nın müthiş sesi, farklı noktalara taşır dinleyeni. öyle böyle bir durum değildir yani bu şiirin şarkılaşmış hali.
atacamadesert
selvi boylu al yazmalı değil hiçbirşey. sen de başını alıp gitme diyemiyoruz hiçkimseye çünkü daha otobüse el sallarlen telefonumuz çalıyor:”abi naaber naapıyosun akşama?” “sevgilimi yolcu ettim yalnız başıma kalıp boğaz görmeyen balkonumda sigara içip uzaklara bakıcam–karşı apartmana–” diyemiyorsunuz. baksanız da karşı aparmandaki hafif etine dolgun komşu kızı eşofmanından tangasını sıyırtmış olarak akşamın bi vakti cam siliyor. tövbe tövbe deyip içeri giriyorsunuz. cam silen bitiyor “cam” den olmadık bi arkadaş çıkıyor karşınıza. kalbimden kalbine yok bile kinim/bence artık sen de herkes gibisin dediği gibi ustanın diyemiyoruz kimseye çünkü “herkes gibi olmayan” kimsemiz yok maalesef.

güneşte çayını demleyeceğiniz bir damla gözyaşını değil sadece kirpiklerini ıslak görmemek için düzene çomak sokabileceğimiz kim kaldı–angelina jolie ve brad pitt hariç?? onlar bile çoluğa çocuğa karıştılar, married with children’daki al bundy gibi hayal edin bakalım bir o hoş adamı.

artık tamirci dükkanlarına gelen arabalardan saçlarını savurarak inmiyor kızlar ki o çıraklar işçiliklerini unutarak bir an kirli kapkara ellerini o aslan yelesi gibi savrulan saçları okşarken hayal etsin. o tamirci çıraklarının, o internet kafe çalışanlarının, o küçük ve orta ölçekli işletmelerin dükkan bekleyen oğullarının hepsi nette polis asker doktor mühendis çünkü. sanal olanı gerçek sanmaya devam ederek geçiyor ömrümüz. istanbul istanbul olalı ya da eskişehir eskişehir olalı ya da elazığ elazığ olalı hiç böyle keder göremiyor artık. olsa olsa bir iki sms sürüyor kederlerimiz.

sistem diyorum aşık olmamıza müsaade etmiyor. müsaade sizin buyrun deneyin.



neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol